2 Mart 2010 Salı

Katre-i Matem'imden İnciler


Lale!.. İstanbul’da söylenen en zarif kelimedir… Nisan ve mayıs aylarını süsleyen bir sehl-i mümteni… Bir yaratılış şahikası, bir güzellik masalıdır.
Lale bir ilham; güzellik uğuldar renklerinde, sevgiler coşar yapraklarında. Lale bir güzel bahçe,şevk ile yürünür tarhlarında ve şavklar açılır altı yöne altı yaprağından.Lale hasbi bir tebessüm,kalbi bir aydınlık… Lale bir aşkın adı; bir derin hüzün buketi… Lale ile acı gerçekler mutlu düşlere,paslı demirler parlak gümüşlere,yavuz bakışlar tatlı gülüşlere döner birden;lale ile uğruna can verilecek bir sevgili yaşar içimde.Lale başıma taç ve ben ona muhtaç.İstanbul toprağına düşmeyince bir lale renge durmaz yaprağı, gülümsemez çiçeği.Bakir kaselerinde demlenmiş düşler getirir lale hayatımıza ve yaşama sevinci vurur kalplerimizin duvarlarına.Kapa gözlerini ve dinle saki, bir İstanbul lalesinin çığlıklarını duyuyor musun?!.. İstanbul’a çıkmayan bir lale yolu,laleye çıkmayan bir İstanbul kadar kayıptır, yitiktir.Rüzgarları toplayan hüzünler ağlar yoksa İstanbul bahçelerinde ve bir kabir başında ışıklar yas tutar gibi laleler ağlar seher vakitlerinde.
Tıpkı benim gibi…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder